Haliç ve Boğaziçi’nin en güzel yerleri sultanlar ve önemli
kişilere saray ve köşkleri için tahsis edilmişti. Zaman içinde bunların bir çoğu
yok olmuştur. Büyük bir saray olan Çırağan’da 1910 yılında yanmıştı. Önceki bir
ahşap sarayın yerinde 1871 yılında Sultan Abdülaziz tarafından Saray Mimarı
Serkis Balyan’a yaptırılmıştı. 4 yılda 4 milyon altına mal olan yapının ara
bölme ve tavanı ahşap, duvarlarda mermer kaplıydı.
Taş işçiliğinin üstün örnekleri sütunları zengin
döşenmiş, mekanlar tamamlardı. Odalar nadide halılarla, mobilyalar altın
yaldızlar ve sedef kalem işleri ile süslüydü. Boğaziçi’nin diğer sarayları gibi
Çırağan’da bir çok önemli toplantıya mekan olmuştu. Renkli mermerle süslenmiş
cepheleri, abidevi kapıları vardı ve arka sırtlardaki Yıldız Sarayına bir köprü
ile bağlanmıştı. Cadde tarafı yüksek duvarlar ile çevriliydi. Yıllar boyu harabe
halinde duran kalıntı büyük tamirler sonunda yeniden ihya olmuş, yanına ilave
edilen eklentiler ile 5 yıldızlı, güzel bir sahil oteline dönüştürülmüştür.