İlk bakışta Latin alfabesiyle ulaşılabilecek kaynaklarla Güngören’in tarihini yazmaya kalkışmak bizi şu bilgilerle karşılaştırır. Çırpıcı Deresi bir zamanlar “Vitoz” adıyla anılan Güngören Köyünün tarihinde önemli bir yer tutar. Diğer bir önemi ise yaya ordularının görev yaptığı dönemde Avrupa’ya çıkışta ilk mola yeri olmasıdır. Bu dere ve iki yakasındaki Çırpıcı Çayırı bir vakitler İstanbul’un en namlı mesire yerlerinden birisi idi. Halk Hıdrellezin ilk haftalarından itibaren kışa kadar her Cuma akın akın Kağıthane’ye, Göksu’ya gittiği gibi buraya gelirdi. Çırpıcı Deresinin iki yakasını da yakın zamana kadar var olan köprüler içinde Davutpaşa fırınının önünde bugün dahi kullanılan Genç Osman Köprüsü çok ünlüydü. Bu köprünün bir başka özelliği Avrupa’yı İstanbul’a, İstanbul’u da Avrupa’ya bağlayan Topkapı Yolunun üzerinde olmasıydı. Köprünün kitabesi 1960’lara kadar yerinde durmaktaydı. Bu kitabe bir kamyonun çarpması sonucu parçalanıp dereye düştü ve imha oldu.
devamı..